Bedia Akartürk Kimdir? Biyografisi Albümleri, Şarkıları

Bedia Akartürk

Bedia Akartürk, 1941 İzmir Ödemiş doğumludur ve ailenin tek çocuğudur, başka kardeşi de yoktur. Çok genç yaşlarda sanat hayatına başlamıştır. Hatta İzmir radyosuna girebilmek için küçük olan yaşını da büyüttürmüştür. İlk sanat hayatına İzmir radyosunda başlamış ve dokuz yıl İzmir radyosunda görev yapmıştır. İzmir radyosunda geçen bu dokuz yılı, ona büyük tecrübeler kazandırmış, daha sonra gideceği Ankara radyosu için dokuz yıl devam eden bir nevi staj olmuştur. Ankara radyosunda uzun yıllar, Türk Halk Müziği sanatçısı olarak çalışan Bedia Akartürk, o dönemden bu zamana kadar sanatçı kişiliğini bozmayarak, yediden yetmişe herkesin beğeniyle dinlediği ve izlediği sanatçı unvanını korumuştur. Özellikle o dönemde, çoğu sanatçının hayal bile edemediği Paris Olympia'da büyük bir konser vermiştir. Akartürk, ses sanatçısı olduğu gibi 6 adette film yapmıştır. Filmlerinde Anadolu’dan esinlenmiştir.
 

Bedia Akartürk’ün Sanat Hayatı

60 yıllık sanat hayatında, Türkiye'nin her yerine giden ve buralarda, çok büyük konserler veren sanatçı, bülbül gibi şakıyan sesi ile hala sanat hayatına devam etmekte ve hala insanların gönlüne kurmuş olduğu tahtta oturmaktadır. Bu devrin, kırkla altmış arası yaşlarda olan insanları, onun türküleriyle büyümüş ve bu zamana kadar gelmişlerdir. O neslin hangi insanına sorsanız, Bedia Akartürk’ün en az, on türküsünü bilir. Sesinin güzelliği ve rengi ile çoğu sanatçıdan ayrılan sanatçı, ülkemizin yaşayan efsanelerindendir. Adına, İzmir Ödemişte müze yapılmış olan sanatçının ödülleri, plaketleri, yöresel giysileri, bu müzede sergilenmektedir. Bornova’da bulunan annesinin mezarını, ölümünden 48 yıl sonra 2015 yılında, ödemişe nakletmiş ve Ödemişli olduğu için orya defin ettirmiştir.
 

Bedia Akartürk’ün Albümleri ve Ödülleri

Uzun yılların sanatçısı olan Bedia Akartürk’ün çok sayıda albümü vardır. Bunlardan birkaçını kısaca sıralarsak; Anadolu türküleri, anam ağlar, aşka yemin, bayramdan bayrama, denize dalayım mı, gitme bülbül, gülende, Konyalım yürü, Konya bülbülü, Ödemiş türküleri, sıla hasreti, yumurtanın kulpu yok, hele hele Zühtü gibi daha birçok parçasını sıralayabiliriz. Aldığı ödüllere de kısaca değinirsek; 250 – 275’e yakın plaket, yedi tane ilde fahri hemşerilik ödülü, altın saz, bir çok altın plak, altın taç ve altın kaşık ödüllerine sahiptir. Sanatçı ayrıca, Ana kalbi, yar etmem seni, hüzün, çile dünyası, Bedia, yârim İstanbul’u mesken mi tuttun ve allı turnam gibi filmlerde rol almıştır.
 

Unutulmayan Sanatçı

Yetmiş sekiz yaşında ve hala sanat hayatına devam eden sanatçı Akartürk, ses özelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş ve hala o neşeli, hüzünlü türkülerini icra etmektedir. Yılların eskitemediği sanatçının, türkülerinin her sözü gerçek bir anlam ifade etmektedir. İnsan onun okumuş olduğu türküleri dinlerken, resmen o türküleri yaşayarak dinlemektedir. Buna benzer birçok sanatçı vardır, ancak Bedia Akartürk’ün yerini doldura bilecek fazla sanatçı bulunmamaktadır. Hala sanat hayatına devam eden sanatçı, yurt dışı konserler vererek, büyük hayran topluluğuna ulaşmayı başarmaktadır.  
 

Bedia Akartürk’ün Ailesi

Bedia Akartürk, ailenin tek çocuğudur ve evlendikten sonra dahi soyadını değiştirmemiştir. Evlendiği eşinden, bir kız çocuğu ve üç üvey kızı bulunmaktadır. Her ne kadar ödemişi memleketi olarak kabul etsek de, baba tarafı Konyalıdır. O nedenle Konya yöresine ait epey parçası bulunmaktadır. Bedia Akartürk’ün Sanatçı olmasına birazda annesi ve babası vesile olmuştur. Babası musiki cemiyetine üye, annesi ise çok güzel ut çalardı. O nedenden dolayı Akartürk’ün sanatçı olması kaçınılmazdı. 60 yıllık sanat hayatında çok güzel eserlere imza atmıştır.  Yaşayan efsane olarak sanat hayatına devam etmektedir.